(818 S. K. m. 104/son)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. E. T. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Y. Karakaş ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerini müvekkilinin kefil olarak imzaladığını, borçtan sorumluluğunun kefalet limiti kadar olmasına rağmen bankanın 4.391.022.628.-TL. alacak talebinde bulunduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, kefil olup, dava dışı Y. Karakaş tarafından kullanılan kredi borcundan dolayı kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumludur. Kefalet limiti 2.500.000.000.-TL.dır. Ancak davalı kefilin icra takibi öncesinde temerrüde düşürülmediği ve temerrüdün icra takibi ile oluştuğu anlaşıldığından takip öncesi dönem için banka işlemiş faiz talep edemez. Mahkemece bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile düzenlenmiş rapora göre karar verilmesi doğru olmadığı gibi, işlemiş faize talep sonrası da faiz işletilmesine olanak sağlayacak şekilde BK. nun 104/son maddesine aykırı hüküm kurulması da kabul şekli ile doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy