(6762 S. K. m. 589, 703) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili lehine düzenlenen çekin çalındığını, bu durumun keşideci tarafından da bankaya bildirildiğini, davalılarla müvekkili arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, haksız icra takibine girişildiğini ileri sürmüş ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İcra takibine girişen davalı-hamil Y. vekili, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, müvekkili ile davacı birinci ciranta arasında temel ilişki bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Diğer davalılar duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece çekin davacının eline ticari teamüllere uygun bir ciro silsilesi ile geçtiği, iyi niyetinin korunması gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklerde birinci ciranta sıfatı ile imzası bulunan davacı, bu imzanın kendisine ait olmadığını bildirerek sahtecilik iddiasında bulunmuştur. TTK'nun 730/3. maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken 589. maddesi uyarınca sahte imza sebebi ile çekteki diğer imzaların sıhhatine halel gelmez ise de, sahte imzanın atfedildiği kişinin sorumluluğundan söz edilemez.
Sahtecilik iddiası mutlak def'i niteliğinde olduğundan herkese karşı dermeyan edilebilir.
Bu itibarla, mahkemece çekteki birinci ciranta imzasının davacıya ait olmadığının araştırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy