(2004 S. K. m. 158, 167)
Dava: Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek 18.3.2002 vadeli bonoya dayanılarak iflas yoluyla takibe geçildiğini, takibin itirazsız kesinleştiğini ileri sürerek davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillerinin yurtiçi ve yurtdışı taahhütlerini yerine getiremediğini, bankaların fahiş ve mükerrer takiplerine maruz kaldığını bildirmiştir.
Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili, takip konusu bononun kredi ilişkisinin teminatı olarak verildiğini, bu nedenler bedelsiz olduğunu, borçlu şirketin mal varlığını üçüncü şahıs ve şirketlere muvazaalı olarak devrettiğini, dava dışı Güçlü Fındık Ltd. Şti. tarafından açılan iflas davasının muvazaalı olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, tarafların iflas kararı almak için birlikte hareket ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre takip konusu bononun teminat olarak verildiği, davalı şirketin mal varlığını muvazaalı olarak elden çıkararak iflas etmek istediği, davacının alacağının menkul rehni ile teminat altına alındığı yatırımı teşvik belgesi olarak yatırıma hazır şirketin iflas yoluyla takibe itiraz etmemesinin muvazaanın varlığını ortaya koyduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka kredi borcundan dolayı hesabı kat ettikten sonra bonoya dayanarak takibe geçmiştir. Bononun teminat olarak verildiği kanıtlanamamıştır. İİK. nun 167. maddesine göre kambiyo senedine dayanan alacaklı alacak rehinle temin edilmiş olsa bile iflas yoluyla takipte bulunabilir. Davacı bankanın alacağının muvazaalı olduğuna ilişkin iddia bulunmaktadır. Mahkemenin teminata, alacağın menkul rehniyle teminat altına alındığına ve muvazaaya ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Mahkemece İİK. nun 158.maddesi uyarınca depo emrine esas alacak saptandıktan sonra depo emri tebliğ edilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden olaya uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy