(818 S. K. m. 533) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, keşidecisi Ş. Petrol Adi ortaklığı lehtarı davalı şirket olan 15.7.2003 tanzim 20.7.2003 vadeli 25.000.000.000.-TL.'lık bono ile borçlu olunmadığını tesbiti istemine ilişkindir.
Davacı Rahim Ç. ile bonoda imzası bulunan Nasuh Ş.'in Ş. Petrol Adi ortaklığının ortakları olduğu ihtilafsızdır.
Davacı vekili bonoda müvekkilinin imzasının bulunmadığını bu nedenle borçlu olmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece BK.'nun 533. maddesi uyarınca bononun Adi ortaklık kaşesi altında idareci ortak tarafından imzalandığını davacının imzası olmasa dahi borçtan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- BK.'nun 533. maddesi gereğince adi ortaklık namına üçüncü bir şahısla ortaklardan biri muamele yaptığı takdirde, diğer ortakların temsil hakkındaki hükümlere uygun olarak alacaklı veya borçlu olacak olmasına adi ortaklığı temsilen idareci ortağın imzaladığı senetten dolayı ortak davacının da sorumlu bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılma yoluyla yaptığı temyiz istemine gelince;
Şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir. Ancak karar (hüküm) verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı yararına 2.453.000.000.-TL. vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.753.000.000.-TL. olarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmayıp hükmün bozulması gerekmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2 nolu bentte açıklanan nedenle hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan 1.753.000.000.-TL rakamlarının karardan çıkartılarak yerine temyiz dilekçesinde belirtilen miktarla bağlı kalınarak 2.400.000.000.-TL rakamlarının yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy