(818 S. K. m. 194)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. E. Z. Gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya 59.056 EURO değerinde kumaş satıldığını, yapılan ödemelerin düşülmesi sonrası bakiye 12.564 EURO alacakları kaldığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında davacıdan satın alınan malların ayıplı çıktığını bu durumun 5.9.2001 tarihli tutanak ile belirlendikten sonra ayıbın giderilmesi için yapılan masrafın bedelden indirimi yapılarak 28.9.2001 tarihli protokol uyarınca da borçlarına karşılık dört adet çek verdiklerini beyan ederek davanın reddini istemiştir.Mahkemece davalının malların ayıplı olduğu ve iade edildiğini kanıtlayamadığı 5.9.2001 ve 28.9.2001 tarihli belgelerin davalının borcunu sona erdirecek düzenlemeler içermediği gerekçesiyle davacının talebi doğrultusunda davanın alacak davası olarak kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasıdaki uyuşmazlık satış konusu kumaşların ayıplı olup olmadığı, ayıbın giderilmesi için yapıldığı iddia edilen giderlerden davacı satıcının sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davalı, kumaşlardaki ayıpların 5.9.2001 tarihli tutanak ile belirlendiğini ve 28.9.2001 tarihli tutanak ile de giderlerin semenden tenzilinin kabul edildiğini ve bakiye borç için de dört adet çek verilerek borcun tamamen ödendiğini belirtmiştir.
Satıcı davacıyı temsilen N. A ile davalıyı temsilen E. U. arasında düzenlenen tutanaklarda kumaşlardaki ayıbın kabul edilerek bu ayıbın giderimi için yapılan masrafların satıcı tarafça üstlenilmesi ve bakiye mal bedeline karşılık verilen çekler ile borcun tasfiye edildiği anlaşılmaktadır.
Dosyaya sunulan sipariş formlar ve yazışmalardan N. A 'ın davacı şirket adına hareket ettiği anlaşılmaktadır. Mahkeme gerekçesindeki N. A.'nın davacının ticari temsilcisi olarak kabul edilse bile düzenlediği belgelerin borcu sona erdirmediği görüşü de isabetsizdir. N. A 'nın davacı şirketi temsilen düzenlediği tutanaklara göre ayıbın kabul edilerek borcun tasfiye edildiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.-YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine peşin harcın ise halinde iadesine 25.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy