(6183 S. K. m. 21) (2004 S. K. m. 106, 110) (5020 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ve davalılardan banka vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı T. Halk Bankası AŞ. vekili dava dışı borçlu K. Aksoy'a ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.nin haczinin kesinleşmemiş olmasına rağmen satış bedelinin bu alacaklıya verilmek üzere dosyada alıkonulduğunu; oysa İİK. nun 268 inci maddesi gereği kendilerinin bu hacze iştirak ettirilmesi gerektiğini iddia etmiş; yargılama sırasında da, 26.12.2003 günü yürürlüğe giren 5020 sayılı Yasa ile Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5 inci madde uyarınca alacaklarının ilk sıraya alınması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davacısı Kozanlar Vergi Dairesi (Hazine) vekili, yasaya uygun biçimde konulan 25.10.2002 tarihli hacizlerinin dikkate alınmadığını bildirerek, sıra cetveline girmelerini sağlayacak şekilde cetvelin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Yapı ve Kredi Bankası AŞ. vekili davacıların hacizlerinin düştüğünü, diğer davalı M. Ekrem Geçim vekili de sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu bildirerek davaların reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İcra Mahkemesi'nce yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; davacı Vergi Dairesi'nin haczinin satıştan sonra konduğu gerekçesiyle davasının reddine; diğer davacı T. Halk Bankası'nın paylaşıma konu parayı İİK. nun 268 inci maddesi uyarınca davalı Yapı ve Kredi Bankası ile garameten paylaşması gerektiğinden bahisle davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm davacılar ve davalı banka vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21 inci maddesine göre, kamu alacağının hacze iştiraki için mahcuzun paraya çevrilmesinden önce kamu alacağı için de haczedilmesi gerekir. Taşınmazlar 20.09.2002 günü paraya çevrilmiş; kamu alacağı için 25.10.2002 tarihinde haciz konulmuştur. Yasal şartları taşımayan haczin iştirakine ilişkin istemin reddinde bir isabetsizlik yoktur.
2- 5020 sayılı Yasa ile Bankalar Kanunu'na eklenen Ek 5 inci maddeye göre, madde kapsamındaki bankaların alacaklarının Hazine alacaklarına tanınan takip ve tahsil imkânlarından yararlanması üçüncü kişilerin muvazaadan ari hakları aleyhine olmamak kaydına bağlanmıştır. İptali istenen sıra cetveli 20.12.2002 tarihinde düzenlenmiş olup, sıra cetvelinin düzenlenmesi ile hacze iştirak derecelerinin belirlenmesi noktasında üçüncü kişiler bakımından kazanılmış hak oluşacağından, 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren maddede tanınan imkânların uygulanması halinde üçüncü kişilerin hakları haleldar olacaktır. Bu itibarla davacı bankanın ilk hacze iştirak talebinin reddine ilişkin karar doğrudur.
3- Davalı Yapı ve Kredi Bankası'nın temyizi davacının haczinin İİK. nun 106 ve 110 uncu maddeleri gereğince düştüğüne ilişkindir. Dava dışı borçlunun takibe itirazı nedeniyle görülen dava 03.04.2002'de sonuçlandırılmış ve takip de bu tarihte kesinleşmiştir. Satış istemek için tanınan iki yıllık süre bu tarihten itibaren başlayacağından davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalı Yapı Kredi Bankasından alınmasına, 31.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy