(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vek. Av. Harun Sabancı ile davalı vek. Av. İsmet Gürsel'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında taşıt kira sözleşmeleri bulunduğunu, taşıtların davalıya kiralandığını ve kira bedellerinin davalıya fatura edildiğin ancak, fatura bedellerinin ödenmediğini, yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini beyanla itirazın iptal edilmesine ve %40'dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya 2000 ve 2001 yıllarına ilişkin hiçbir faturalı borcu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve fatura bedellerinin peşin ödendiği belirtilmiş ise de defterlerin tasdiki bulunmadığı gibi ödeme belgesi de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinde devamına %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine verdiği cevap dilekçesi ile birlikte vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilerek onanmasını istemiş ise de temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği gibi harcının da yatırılmamış olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince, takibe konu bütün faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu çekişmesizdir. Uyuşmazlık faturalara konu alacağın ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Kapalı fatura, bedelin ödendiğine karine teşkil etmesine karşın faturanın açık olması halinde bedelin ödendiğini ispat külfeti borçluya aittir.
Davalı bir kısım faturaların kapalı fatura niteliğinde olduğunu bu sebeple bedelin ödendiğine dair karinenin aksinin ispatının davacı alacaklıya ilişkin olduğunu savunmuştur.
Bu halde mahkemece öncelikle faturaların açık veya kapalı fatura niteliğinde olup olmadığının belirlenerek buna göre ispat külfetinin tayini ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 no.lu bentte açıklanan sebeple hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400,00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istem halinde 29.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy