(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Adnan Kayaçetin ile davalı vek. Av. Orhan Evren'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında, taraflar arasındaki akdin geçerli olduğu bu nedenle tarafların akit gereği birbirlerine verdikleri çek, bono ve teminat mektuplarını geriye isteyemeyecekleri gözetilerek uygun sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir denilmektedir.
Yanlar arasındaki sözleşme sabit fiyat alım garantisine dayalı bir akit olup, buna göre alıcı bedeli ödeyecek satıcı da taahhüt ettiği fiyattan malı alıcıya verecektir. Şayet ödeme zımnında verilen bono veya çeklerin gününde bedelinin satıcıya ödenmemesi halinde ödenmesi kararlaştırılan vadeden itibaren satıcının takip ve dava konusu yapacağı çek veya bonolar için faiz istemekte hakkı bulunduğu kuşkusuzdur.
Diğer yandan, birleşen davalar müstakil dava olma kimliğini koruduğundan her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması ve HUMK.nun 388/son maddesi gereğince taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu durumda mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda kesinleşen hususlar dikkate alınarak asıl ve birleşen davaların hak ve yükümlülükleri ayrı ayrı gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, davalı alacaklının faiz isteyemeyeceği gerekçesiyle HUMK.nun 388'e aykırı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı-karşı davacı yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine,peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy