(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan Y. İnşaat arasında yapılan kredi sözleşmesini davalı N. Aslaner'in müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine yapılan icra takibinin davalıların haksız itirazları üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri müvekkillerinin bankaya kredi borçlarını ödediklerini, kredi hesabından başkalarına kredi kullandırıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece benimsenen 17.9.2003 tarihli rapor doğrultusunda, 15.7.1998 tarihinde çekilen 962.500.000.TL'lık dekontta ve 16.3.1999 tarihinde çekilen 1.900.000.000.TL kasa tediye fişinde davalıların imzasının bulunmadığı, bu miktarlar dışında davacı bankanın 25.5.2000 tarihindeki alacak miktarının 8.989.296.948.TL olduğu kabul edilerek itirazın kısmen iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davalı N. Aslaner'in 5.000.000.000.TL kefalet limiti ile sorumlu olmasına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalılar kredi borçlarını tamamen ödediklerini sonradan kredi verilmişse bunun kendileri ile ilgisinin bulunmadığını ısrarla savunmaktadırlar. Bu durumda mahkemece dava konusu kredinin davalılara ödenip ödenmediği konusunun tediye fişindeki imzaların incelenmesi suretiyle belirlenmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Sözleşmenin 6/c maddesi uyarınca bankanın %2 komisyon alacağına ilişkin itirazları yönünden bilirkişiden ek rapor alınmaması ve bu itirazların değerlendirilmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, 2 nolu bentte gösterilen nedenle davacı yararına hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy