(2004 S. K. m. 67, 138)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı şirkete genel kredi sözleşmesine istinaden senet karşılığı krediler hesabından kredi kullandırıldığını, diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalılara ihtar gönderildiğini, alacağın tahsili için davalılar aleyhine takibe geçildiğini, davalıların haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, öncelikle yetki itirazında bulunarak Kayseri Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca alacağın güvencesi olarak tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini, takipte asıl alacak yerine toplam alacak üzerinden faiz istendiğini bildirerek davanın reddiyle % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davalı şirketin genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandığı, diğer davalının kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, kefalet limitinin 25.000.000.000.-TL. olduğu, temerrüt tarihi itibariyle davacının 39.012.685.250.-TL. alacaklı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüyle itirazın iptaline bu miktar alacağa 10.8.1999 tarihinden itibaren yıllık % 180 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi uygulanmasına, davalı kefilin bu miktarın 25.000.000.000.-TL. si ile sorumlu tutulmasına, İİK. nun 138/3. maddesinin infazda dikkate alınmasına, davalıların inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve kredi sözleşmesinin 44/2. maddesi gözetilerek faiz oranını belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy