(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 250)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Abdülmacit T. ile davalı vek.Av. İlker C.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davalı tarafından ödenmediği iddia edilen 2000 yılı Mayıs-Haziran aylarına ait kira farkı alacağı ile Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık 2000 yılı kira bedelinin tahsili istemiyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili, davalının 3.7.2000 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 6. maddesine göre akdi feshettiğini belirtmiş ise de, Ocak 2001 tarihine kadar mecuru terk etmediğini anahtarları 29.1.2001 tarihinde teslim ettiğini, bu tarihe kadar olan kira borcundan sorumlu olduğunu iddia etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gıda satış mağazası olarak kullanımına tahsis edilen mecurun müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle Belediye tarafından kapatıldığını, kira sözleşmesinin 6.maddesine göre kira akdinin fesh edildiğini, belediyenin mühürlemesinden sonra mecurun kullanılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunun 250. maddesi mecur, icare müddeti zarfında müstecirin bir kusuru olmaksızın akitten maksut olan kullanılmak mümkün olmayacak veya ehemmiyetli surette azalacak bir hale düştüğü takdirde kiracı ücretten mütenasip bir miktarın tenzilini talep edebileceği gibi ayıp münasip bir müddet zarfında bertaraf edilmezse akdi dahi feshedebilir hükmünü içermektedir.
Davacıya ait dükkanın 1.11.1999 başlangıç tarihi ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığı, şikayet üzerine belediye tarafından projeye aykırılıkların giderilmesi için uyarı yapıldığı, uyarıya rağmen aykırılık giderilmediği için mağazanın Belediye tarafından mühürlenerek kapatıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, yukarıda anılan madde hükmü gözetildiğinde, taşınmazın Belediye tarafından mühürlenmesi ile davalının taşınmazı sözleşmedeki amacına uygun olarak kullanmasının engellendiğinin kabulü gerekir. Ayrıca, davalı davacıya gönderdiği 3.7.2000 tarihli ihtarnamede .... 60 gün içinde mecur hakkındaki kapatma kararının kaldırılması için gerekli ameliyelerin yerine getirilmesi, kapatma tarihinden itibaren mecurun sözleşme ile umulan amaca salih biçimde iadesine kadar kira parasının işlemeyeceği ve bu süre zarfında gereken işlemler yapılmaz ise 6. maddeye göre sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği görülmektedir. Bu yönler gözetilmeden anahtarların geç teslim edildiği gerekçesiyle davalının kira bedelinden sorumlu tutulması isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy