(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili, müvekkili Kafiye'nin aracını haricen davalı Mustafa'ya sattığını, karşılığında teminat senedi verdiğini, daha sonra davalının aracı üçüncü bir şahsa satıp ihtilafa düşünce haricen satın alan kişinin araç üzerine tedbir koydurduğunu, müvekkilinin de bu nedenle aracın devrini yapamadığını, davalı Mustafa'nın bu durumu bile bile, senede dayalı alacağını kötü niyetli olarak davalı Bülent'e temlik ettiğini belirterek senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tesbitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili Mustafa'ya husumet yöneltilemeyeceğini, takip konusu alacağın diğer müvekkili Bülent'e devredildiğini, davacı Kafiye'nin sattığı aracın devrini vermeyince müvekkili Mustafa'nın alım satımdan cayarak verdiği satış bedeline karşılık davacıların keşide ettiği bonoyu takibe koyduğunu bildirerek davanın reddini ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, harici araç satışının geçersiz olduğu, her iki tarafında aldığını geri vermekle yükümlü bulunduğu, davacının aldığı parayı iade etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, her iki tarafında tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) İİK.'nun 72/4. maddesi hükmü ile açılan menfi tesbit davasının alacaklı lehine sonuçlanması hususu dikkate alınmak suretiyle bir düzenlemeye gidilmiş ve alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararının karşılanması amaçlanmıştır.
Somut olayda, alacaklının alacağına, verilen ve infaz edilen ihtiyati tedbir kararı ile geç ulaştığı gözetilerek davalı yararına tazminata hükmolunması gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy