(1086 S. K. m. 76) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının 1.12.2000 tarihli ve 2.788.000.000.TL bedelli çeke dayalı olarak müvekkili kooperatif aleyhine takip başlattığını oysa çekin arka yüzünde bulunan ciroya ilişkin imzanın müvekkilini temsile yetkili olmayan kişiler tarafından atıldığını ve böylece de sorumlu olmayacağını belirterek icra takibinin müvekkili yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin müvekkilinden satın aldığı mala karşılık takibe konu çeki verdiğini ve borcunu ödemediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı tarafın isteminin takibin iptaline yönelik olduğu ancak davacının daha önce borca ve faize İcra Tetkik Merciinde açtığı dava ile itiraz ettiği, İcra Tetkik Mercii tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek takibin kesinleşmiş bulunduğu böylece de takibin iptalini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirilmesi ise hakime ait bir görevdir. (HUMK.m.76). Somut olayda davacı, borçlu olmadığının tesbitini istediğine göre uyuşmazlığın İİK. nun 72.maddesi uyarınca menfi tesbit istemine ilişkin olduğu ve bu çerçevede taraf delilleri toplanıp, birlikte değerlendirildikten sonra, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı taraf yararına BOZULMASINA, bozma nedenine diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy