(2004 S. K. m. 20, 264) (4353 S. K. m. 3, 18)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dışı İmaİ Tekstil Giyim İmalat San. Dış Tic. Ltd. Şti.nden alacaklı olduklarını, borçlunun Merter Vergi Dairesi Müdürlüğü nezdinde doğan vergi iadesi alacaklarının haczi için 26.03.2004 günü İstanbul Muhakemat Müdürlüğü'ne kaydi haciz yazısı teslim edildiğini, ancak Merter Vergi Dairesi'nce bu haczin 05.04.2004 günü uygulandığının bildirildiğini; oysa davalı yanın Muhakemat Müdürlüğü'ne 01.04.2004 günü haciz yazısını ibraz ettiğini ve aynı gün faksla Merter Vergi Dairesi'ne ulaşan yazının derhal işleme konduğunu; 4353 sayılı Yasanın 3 ve 18 nci maddelerine göre haciz ihbarnamelerini tebellüğ etmeye yetkili Muhakemat Müdürlüğü'nün ihbarnameyi aldığı günün haciz tarihi sayılması gerekirken, hatalı bildirime dayalı olarak düzenlenen sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Muhakemat Müdürlüğü'nün vekillik işleri ile ilgilendiğini, kayıt tutmadığını; kayıt tutmakla görevli Merter Vergi Dairesi'nin bildirimine göre düzenlenen sıra cetvelinin doğru olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce davacı yanın haczinin 05.04.2004, davalı yanın haczinin ise 01.04.2004 tarihi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haczin hangi tarihte konulduğunun tesbitine ilişkin olup, üçüncü kişi Vergi Dairesinin kayıtlarının bu konuda esas alınması gerektiği tartışmasızdır.
Ne var ki, dosyanın ve iptali istenen sıra cetvelinin incelenmesinde davacı yanın kambiyo senetlerine özgü yolla 26.03.2004 günü takibe giriştiği ve ödeme emrinin dava dışı borçluya aynı gün tebliğ edildiği; bu takibin 01.04.2003 günü kesinleştiği ve davacı yanın haciz isteme hakkının 06.04.2004 günü itibariyle geldiği anlaşılmıştır. Oysa davacının haczi henüz haciz isteme hakkının gelmediği 05.04.2003 tarihlidir.
Davalı yan ise 01.04.2003 günü ihtiyati haciz uygulatmış, ödeme emri ise dava dışı borçluya yine 01.04.2003 günü tebliğ edilmiştir. Bu durumda davalı yanın takibinin ve dolayısıyla ihtiyati haczinin 07.04.2003 tarihi itibariyle kesinleştiğini kabul etmek gerekir.
Bu durumda mahkemece tarafların icra dosyaları üzerinde yeterli inceleme yapılarak, İİK. nun 20 nci ve 264/son maddeleri uyarınca varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken, bu hükümlere aykırı biçimde düzenlenen sıra cetveline yönelik şikayetin reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy