(818 S. K. m. 104) (4603 S. K. Geç. m. 4) (492 S. K. m. 2, 23, 29) (1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın davalı İ. Güven'e diğer davalının kefaletiyle kredi kullandırdığını, borcun ödenmediğini, girişilen icra takibine kısmen itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, asıl borcun 1.875.000.000.-TL. sını kabul ettiklerini, kalan kısmı ise mükerrer faiz uygulandığından kabul etmediklerini bildirmişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, itiraza uğramayan bilirkişi raporuna göre icra takibinin bilirkişi raporu ile belirlenen alacak miktarına göre itiraz edilen 4.438.344.763.-TL. yönünden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan alınmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- 15.11.2000 tarihli 4603 Sayılı Yasada değişiklik yapan 20.6.2001 tarihli 4684 Sayılı Yasanın geçici 4. maddesinde ve 24.4.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 4842 sayılı Bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki kanunun geçici 3. maddesinde yeniden yapılanma süreci içinde bulunan bankalar hakkında açılmış veya açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 Sayılı Yasanın 2, 23, 29 maddeleri ile 2548 Sayılı Yasanın 1. maddesinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda davacı Türkiye Halk Bankası A.Ş.nin yeniden yapılanma süreci içinde bulunduğu, açtığı veya açacağı davaların harca tabi olmadığı gözetilmeden davacı bankanın harçtan sorumlu tutulması doğru değildir.
2- Davalılar vekilinin temyizine gelince;
a- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b- Davacı banka takibinde toplam 7.496.093.947.-TL. alacağın %86 temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı alacağının 3.566.077.941.-TL. asıl alacak, 2.747.266.822.-TL. işlemiş faiz olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece hüküm altına alınan 4.438.344.763.-TL. içerisinde işlemiş temerrüt faizinin de bulunduğu gözetilmeden BK.nun 104/son maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde faize faiz yürütülmesine imkan verir biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
c- Dava kısmen kabul edilmiş olmasına göre HUMK. nun 417. maddesi hükmü gereğince kabul ve ret oranları gözetilerek yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda 2/a bendinde gösterilen nedenle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 1 inci bentte açıklanan nedenle davacı yararına, 2-b-c bentlerinde gösterilen nedenlerle davalılar yararına hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy