(2004 S. K. m. 235) (4721 S. K. m. 851)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı TMSF vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dışı borçlulara ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde ipotek miktarlarının gözönüne alınmadığını; ipoteklerin döviz kredilerinin teminatı olmadığından bahisle kendilerine sadece Türk Lirası alacaklarının anaparası kadar bir payın isabet ettirildiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacı yanın takip talebinde hem Türk Lirası ve hem de Alman Markı cinsinden olan alacaklarının teminatı olan taşınmaz ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile takibe giriştiği, dört ayrı ipoteğin toplam 350.000.000.000.-TL. için teminat teşkil ettiğini ve üst sınır ipoteği olarak düzenlendiği; davacının takipte istediği döviz cinsi alacağın da ipoteklerin teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacıya eksik pay ayrılan sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalı Fon vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ipoteklerin üst sınır ipoteği niteliğinde olduğu ve döviz kredilerini de teminat altına aldığı hususunun mahkemece kabul edilmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Üst sınır ipoteği alacağın ipotek limiti içinde kalan kısmına teminat oluşturur. Mahkemece davacının alacağını teminat altına alan ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu ve döviz kredisi için de teminat teşkil ettiği kabul edildiğine göre, takip talebindeki kayıtlar da dikkate alınarak, davacı bankanın tüm alacak miktarının saptanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön araştırılmadan limit miktarının tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 07.04.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy