(4389 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ve ihbar olunan vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında kredi sözleşmesi imzalandığını diğer davacı müvekkilinin ise taşınmazını ipotek ettirdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiğini, takipten sonra müvekkilleri tarafından davalı haricen asıl alacak, faiz ve vergilerinin ödendiğini, geriye masraf ve vekalet ücretinin kaldığını ancak davalı vekilinin fahiş miktarda ücret talep ettiğini, müvekkillerinin de icra takibi altında icra masraf ve vekalet ücretini ödediklerini ancak buna rağmen davalı bankanın taşınmaz satışına devam ettiğini, davalının icra dosyasında 1.451.400.000.TL alacaklı olduklarını iddia ettiğini, oysa ki tüm borcun ödendiğini belirterek müvekkillerinin davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı bankanın BDDK-TMSF'ye devredildiğini ancak dava konusu alacağın temlik alınıp, alınmadığı hususunda bilgilerinin olmadığını davalı bankanın davalılardan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Etibank'ın BDDK. nun 20.3.2002 tarihli kararı ile Bayındırbank'a devredilmesi nedeniyle adı geçen bankaya dava ihbar olunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında icra takibi nedeniyle ana para borcunun ödendiği hususunda çekişme olmadığı uyuşmazlığın kredi sözleşmesinin 22. maddesinde hüküm altına alınan %10 vekalet ücreti hususunda toplandığını, İİK. nun 138/3. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile yapılan takiplerde vekalet ücretinin alacaklı ile borçlular arasında yapılan sözleşmeye bakılmaksızın Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve ihbar olunan banka vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ve ihbar olunan banka vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı bankanın, 5020 sayılı kanunla değişik 4389 sayılı kanunun 14/5-c maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece aleyhine harca hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ve ihbar olunan banka vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 31.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy