(6762 S. K. m. 82, 83, 84, 85, 86)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili şirketten hazır beton aldığını, karşılığında İl Milli Eğitim Müdürlüğünden alacağı istihkakı temlik ettiğini, davalının sahte işçi bordrolarını İl Milli Eğitim Müdürlüğüne vererek temlikin önüne geçmeye çalıştığını, müvekkilinin alacağı olan 20.000.000.000.TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya toplam 100.000.000.000.TL'lık temlik verildiğini, temlikin hak edişlere bölündüğünü, davacı alacağının temlikname ile güvenceye alınması karşısında davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, sahte işçi bordroları düzenlenmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalı şirkete 117.478.440.000.TL bedelinde hazır beton ve kum verdiği, davalı şirketçe de 97.478.440.000.TL ödendiği, davacının alacaklı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne 20.000.000.000.TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek değişebilir oranda reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Taraflar tacir olduğundan uyuşmazlığın çözümü bakımından ticari defterlerinin incelenmesi gerekir. Davalı, cevap dilekçesinde şirket kayıtlarına dayandığını bildirdiği halde davalı defterleri incelenmemiştir. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, tarafların ticari defterleri üzerinde konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak TTK. nun 82-86 maddesinde düzenlenen hükümler çerçevesinde tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy