(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 352)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın birleştirilen davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda müvekkilinin Mahmut T., Beytullah T. ve Ramazan T. tarafından kaçırılarak dört adet 11.000.000.000.-'er TL.lik ve bir adeti de 1.000.000.000.-TL.'lik olmak üzere toplam 45.000.000.000.-TL'lik zorla çek ve mal alımına ilişkin tutanaklar imzalatıldığını, müvekkilinin davalılarla mal alışverişi bulunmadığını belirterek çeklerden dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tesbitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ali A. vekili, müvekkilinin dava konusu çekle ilişkisi bulunmadığını söz konusu çekin Alpaslan T.'ın sattığı mal karşılığı verildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Ahmet A. vekili davacının Haluk T. isimli kişiye mal alımında yardımcı olduğunu, çeklerde davacının cirosu bulunduğunu, çekler icra yoluyla tahsil edilemeyince çeklerin müvekkiline verildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, çeke karşı ileri sürülecek iddiaların yazılı belge ile ispatı gerektiği, tehdit ve zorla çek imzalatıldığı iddiasının kesinleşen takipsizlik kararıyla sonuçlandığı, davacı hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan kamu davasının mahkumiyetle sonuçlandığı ancak şikayetçinin vazgeçmesiyle ortadan kaldırma kararı verildiği, davalılara isnat edilen eylemin suç teşkil etmesi nedeniyle HUMK.'nun 352. maddesi hükümleri dikkate alındığında davacı yana yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasına gerek olmadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy