(818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili gelmiş, davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan arasında imzalanan 15.5.1993 tarihli kira sözleşmesine diğer davalının kefil olduğunu, sözleşmenin önce 11.1.1996 ve sonra da 28.6.1999 tarihlerinde uzatıldığını, 26.8.1999 tarihli uzatma sonrası belirlenen kira bedeline davalının itiraz ettiğini ve açılan davada kira bedelinin 1.000.000.000 TL aylık olarak tespit olunduğunu, ancak davalının 17.5.2001-17.2.2002 tarihleri arasındaki dönemde eksik kira bedeli ödediğini, 19.169.354.800.-TL. kira bedeli farkı ve işlemiş faizin tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cahit, kendisinin süresi uzatılan sözleşmelerde kefaletinin bulunmadığını, bu nedenle hakkında takip ve dava açılmasının yersiz olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı Zeki, kira tespit davası açılmadan kira farkı talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında görülen İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/670-215 dosyasında aylık kira bedelinin 1.000.000.000 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektiriri sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Zeki'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının 12.235.758.000 TL kira bedeli 6.933.596.800 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu saptanmıştır. Ne var ki alacak takibinde asıl alacak ve işlemiş faiz ayrımı yapılmadan talepte bulunulmuş olup, mahkemece de itirazın iptaline denilmek suretiyle işlemiş faize de faiz uygulanmasına olanak sağlanması BK'nın 104/son maddesine aykırı karar verilmiştir.
3- Davalı kefil Cahit'in temyizine gelince;
Davacı ile davalı Zeki arasında düzenlenen kira sözleşmesi 17.2.1996 tarihli ve üç yıl süreli olup, davalı Cahit bu kira sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Kefilin sorumluluğu kira müddeti ile sınırlıdır. Talep edilen alacak sözleşmede öngörülen kira dönemine ait olmayıp uzatılan kira dönemine ait olduğundan kefalet, kapsamında değildir.
Hal böyle olunca kefile yönelik davanın açıklanan nedenle reddi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle Zeki'nin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2 nolu bentteki açıklanan nedenle Zeki, 3 nolu bentteki nedenle Cahit yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 400 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 06.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy