(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 9)
Dava. Taraflar arasındaki menfi tespit-çek istirdatı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, yanlar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında müvekkilinin davalıdan satın almış olduğu mallara karşılık çekler verdiğini ve bedelini ödediği halde, davalı yanın bedelsiz kalan çekleri icra takibine dayanak yapmak istediğini belirterek, müvekkilinin takibe konu yapılacak çeklerle ilgili borçlu olmadığının tespitiyle çeklerin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince davacı aleyhine başlatılan icra takibinden önce davacı yanın menfi tespit davası açtığını ve bu davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü bildirerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın icra takibinden önce açılmış olması ve bu halde HUMK. nun 9. maddesi uyarınca yargılama yetkisinin davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesine ilişkin olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı yetki itirazında İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirdiği durumda mahkemece Pendik Mahkemeleri'nin yetkili olduğu kabul edilerek dosyanın Pendik Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Yetki itirazında bildirilmemiş olan mahkemenin yetkili olduğuna ve dosyanın oraya gönderilmesine karar verilemez. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 27.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy