(6762 S. K. m. 23/2)
Dava: Davacı G. İhr. İth. Paz. A.Ş. vek. Av. E. Bostan ile davalı G. Oto Lastik Turizm Kol. Şti. vs. vek. Av. F. Aker arasında görülen dava hakkında Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 10.9.2003 gün ve 281-340 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 21.9.2004 gün ve 482-8996 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Vade farkı talep edilebilmesi için bu konuda taraflar arasında bir sözleşme bulunması veya vade farkı ile ilgili geçmiş uygulamaların bir başka deyişle oluşmuş teamülün bulunması gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 27.6.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı kararı gereğince taraflar arasında yazılı şekilde yapılmış olmakla birlikte geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda fatura bedelinin "belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödenir" ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliğ ve karşı tarafça TTK. nun 23/2. maddesi uyarınca 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde vade farkı talebinin davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap ilişkisi şeklinde sürdüğü bu ilişki içerisinde vade farkı uygulanması yönünden bir teamülün bulunup bulunmadığı hususu üzerinde yeterince durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp hükmün de bu nedenle bozulması gerekirken, ilamda yazılı gerekçeyle onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 21.9.2004 gün 2004/482 Esas, 2004/8996 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün açıklanan bu nedenlerle BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine, 02.05.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı Oy
Uyuşmazlık, vade farkı alacağına ilişkindir.
Vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda sözleşme bulunması veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcudiyeti gerekir.
27.6.2003 tarih 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca, mal bedeline ilişkin faturalara vade farkı ile ilgili şerh düşülmesi ve faturalara süresinde itiraz edilmemesi fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkı istenebilmesine olanak vermez.
Somut olayda taraflar arasında vade farkına ilişkin sözleşme bulunmamaktadır. Toplanan delillere ve taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre teamül halini almış fiili bir uygulamanın varlığı da kanıtlanamamıştır. Başka bir ifadeyle vade farkına ilişkin 20.3.2001 tarihli faturadan başka fatura sunulamamıştır. Tek bir vade farkı faturası teamül halini almış fiili bir uygulamanın varlığına kanıt oluşturmaz.
Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK. nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kabul-bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy