(2004 S. K. m. 67, 68) (4721 S. K. m. 169) (818 S. K. m. 483)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Nilüfer Yıldız (Gülay) vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesinde diğer davalıların da kefil olarak sorumluluklarının olduğu, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edilip, takibe geçildiğini ancak davalıların itiraz nedeni ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Nilüfer Yıldız vekili, müvekkilinin sadece 4.10.1993 tarihli kredi sözleşmesinde imzasının bulunduğu, bu borcun da tamamen ödendiği, bunun dışında hiçbir sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığı şayet imzanın olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin kefaletinin MK. 169 maddesi uyarınca geçersiz olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalılar ise banka alacağının ipotekle teminat altına alındığını, davacının mükerrer takibe geçtiğini, davacı bankanın faize faiz ve fahiş oranda temerrüt faizi talebinde bulunduğunu ileri sürerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesi nedeni ile davacı bankanın alacaklı olduğu davalı Nilüfer Yıldız'ın kefaletinin eşi olan diğer davalı İbrahim Yıldız lehine olmayıp kredi borçlusu diğer davalı şirket lehine olduğu, bu nedenle MK.-169 maddesinin olayda uygulanamayacağı gerekçesi ile davanın kısmın kabulü ile davacı banka yararına %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı Nilüfer Yıldız vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu Genel Kredi Sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefiller bölümünde davalı Nilüfer Yıldız'ın isim ve imzası bulunmamaktadır. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Nilüfer Yıldız vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy