(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan Atilla Ü. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Aydoğan K. ile davalı vek. Av. Canan S.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Yerel mahkemece 2003/3203 esas sayılı takip yönünden dava kanıtlanamadığından davanın reddine dair ilk karar tarafların temyizi üzerine; Dairemizin 10.3.2005 tarih 8875-2482 sayılı kararı ile Dava iki ayrı icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu icra takiplerinden biri hakkında karar verilip diğeri hakkında karar verilmemiş olması usule aykırıdır... hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak bu kez davanın kabulüne ve davalıların 2003/387 ve 2003/3203 sayılı takiplere yaptıkları itirazların iptaline karar verilmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamından önce verilen ilk kararda 2003/3203 Esas, sayılı takibe yönelik davanın reddine karar verilmiş olup, Daire bozma kararında bu takibe yönelik olarak kurulan hüküm temyiz incelemesi dışında tutulmuş karar yukarıda açıklanan bozma ilamında yer aldığı üzere usul yönünden bozulmuştur.
Hal böyle olunca mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra 2003/3203 esas sayılı takip yönünden temyiz incelemesi dışında bırakılan hükmü aynen tesis etmek ve diğer takip yönünden bir karar verilmek gerekirken bozma kararı yanlış yorumlanarak 2003/3203 sayılı takip yönünden ilk karardan farklı bir hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Davalının 2003/387 esas sayılı takibe yönelik olarak kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı bankanın şikayeti üzerine davalılar ve dava dışı Murat Çiçek ile Metin Çelik hakkında resmi evrakta sahtekarlık ve dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemi ile ceza davası açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Açılan ceza davasında davalıların el ve işbirliği ile davacı bankayı dolandırdıkları iddia edilmiş olup, BK.53.maddesine göre ceza mahkemesince saptanacak maddi vakıalar hukuk hakimini bağlayacağından ceza davasının sonucunun beklenerek tüm delillerin birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı Atilla Ü. yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı Atilla Ü. yararına takdir edilen 450.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, adı geçen davalıya verilmesine peşin harcın istek halinde iadesine, 26.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy