(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 250.000.000.-TL borç para aldığını, ve karşılığında 750.000.000.-TL ödeyerek borcu kalmadığı halde, davalı yanın müvekkilinin saf ve iyi niyetli olmasından yararlanarak bir adet 2.000.000.000.-TL. lik bir adet boş bono keşide ettirerek ve sonradan boş bonoyu 500.000.000.-TL miktarında doldurmak suretiyle müvekkili aleyhine takip başlattığını oysa müvekkilinin davalıya borçlu olmasını gerektirecek aralarında başka bir hukuki ilişkinin de bulunmadığını belirterek takibe konu bonolardan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitiyle %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcuna karşılık takibe konu edilen iki adet bonoyu keşide ederek verdiğini ve borcunu da ödemediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, verilen kararın davalı yanca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 9.2.2005 tarih, 2004/7236 E, 2005/960 K. Sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak takibe konu bonolardan dolayı toplam 921.917.808.-TL davacı yanın borçlu bulunduğu ve bu tutarın takip miktarından düşülmesi sonucunda davanın kısmen kabulüyle davacının 3.011.438.356.-TL davalıya borçlu olmadığının tesbitine anılan tutarın %40'ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hüküm fıkrasının ikinci bendinde Bakiye kalan ana para 500.000.000.-TL. için dava tarihinden itibaren %80 ve değişen oranlarda reeskont faiz uygulanmasına denilerek menfi tesbit davasının niteliğine uygun düşmeyecek biçimde hüküm kurulması doğru değil ise de, bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilecek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının hüküm kısmının iki nolu bendinin hükümden çıkarılarak; hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy