(818 S. K. m. 449)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. H. D. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı yanca icra takibine konulan çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını imzayı atan R. K.'ın vekaletten azil edildiğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, dava konusu çekin kendilerine ciro yolu ile intikal ettiğini ve çeki düzenleyen dava dışı R. K.'ın davacının oğlu ve çek düzenlemeye vekaleti olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu çeki düzenleyen R. K.'ın çekin düzenlendiği tarihte davacı tarafından vekaletten azil edildiği ve davalının da durumu bildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 25.3.2002 keşide tarihli çek yaprağının muhatap banka tarafından davacıya 20.4.2000 tarihinde koçan halinde verildiği ve dava dışı R. K. tarafından imzalanarak tedavüle çıkartıldığında uyuşmazlık yoktur.
Çeki keşideci adına imza eden R. K., 29.4.1997 tarihli vekaletname ile B.K.nun 449.maddesi kapsamında ticari mümessil olarak tayin edilmiş olup, azil ilan olunmadıkça üçüncü kişiler hakkında hüküm ihtiva etmez. Meğer ki davalının azili bildiği ve çeki kötü niyetle iktisap ettiği de usulüne uygun delillerle kanıtlanmış olsun.
Somut olayda davalının azli bildiği ve çeki bilerek davacının zararına hareketle iktisap ettiği kanıtlanamamıştır. Bu durumda mahkemece davanın reddi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy