(2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı esas davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı-karşı davalı Ayşan Polat ile davalı-karşı davacı Eylem Aydın'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 7 adet veri hizmeti sözleşmesi imzalandığını, ülke ekonomisinde yaşanan olumsuz gelişme sebebiyle şirketin Bursa, Gaziantep Şubelerinin 15.9.2001 tarihinde, Adana Şubesinin ise 9.11.2001 gününde kapatıldığını, anılan şubelerin kapatılmış olması dolayısıyla hizmet alımının durduğunu, ifa imkansızlığı bulunduğundan akitlerin fesih edildiğine dair davalı şirkete ihtarname keşide olunduğunu, ancak davalının fesih edilen sözleşmelere ait kendilerinden hizmet ücreti talep ettiğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, taraflar arasındaki sözleşmelerde akdin nasıl sonra ereceğinin düzenlenmiş bulunduğunu, bu düzenlemeye uygun fesih bildiriminin geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada Boğaziçi Data A.Ş, hizmet bedelinin tahsili için yapılan takibe itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında belirli bir süre için yapılan akitlerin ne biçimde sona ereceğinin sözleşmelerde tesbit olunduğu, davacı MNG A.Ş.nin tek yanlı fesih bildiriminin fesihe ait şekle uymadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve özellikle, taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinin yürürlükte olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-birleşen davalının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının tümünün, birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinin 5. maddesinde yer alan aylık %12 oranındaki düzenleme, geç ödemelerde uygulanacak vade farkına ait olup, temerrüt sonrası için bir düzenleme bulunmadığından temerrüt faizi olarak uygulanamaz. Bu halde temerrüdün takip ile oluştuğu gözetilerek takipten sonraki dönem için tarafların tacir oldukları dikkate alınarak 3095 S. Kanuna göre tespit edilecek orandaki temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına imkan sağlanması gerekirken, yazılı biçimde %144 oranında temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan icra inkar tazminatına, borçlunun itirazında haksızlığına karar verilen miktar üzerinden hükmedilir. Birleşen davada talep kısmen kabul edilerek 7.483.087.737.-TL. yönünden itirazın iptal edilmesine karar verildiğinden, inkar tazminatına itirazın iptal edilmesine karar verilen miktar dikkate alınarak hükmedilmesi gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması da kabul şekli ile isabetsizdir.
Sonuç: Yukarda 1 s. bentte açıklanan sebeple davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının tümünün, birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentte açıklanan sebeple hükmün birleşen dava yönünden davalı MNG A.Ş. yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı MNG A.Ş. yararına takdir edilen 400.-YTL. Duruşma vekalet ücretinin davacı Boğaziçi A.Ş.den alınarak davalı MNG A.Ş.ye ödenmesine, peşin harcın istem halinde iadesine, 05.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy