(4721 S. K. m. 1023) (743 S. K. m. 931) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan banka vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Zülfükar Şükrü Kanberoğlu ile davalılardan Banka vek.Av. Seda Kaldar'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Net Turizm A.Ş'ye ait taşınmazın 5.9.1991 tarihli noterden düzenlemiş satış vaadi sözleşmesine istinaden satın alıp sözleşmenin 26.9.1991 tarihinde tapu siciline tescil olunduğunu, tapuda tescilin verilmemesi üzerine açılan tapu iptali ve tescil davası sonunda davanın kabulüne dair verilen ve 16.11.1998 tarihinde kesinleşen karar ile tapuda tescil işlemi yapılmak üzere müracaatta bulunduklarında davalı Halk Bankasının taşınmaz üzerinde 16.12.1997 tarihinde tesis edilmiş iki adet toplam 12.000.000.000.000.TL'lık ipoteklerinin bulunduğunun görüldüğünü, tapu iptal davası devam ederken taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettiren davalı Net Turizm A.Ş'nin kötü niyetli olup, davranışının mal kaçırmaya yönelik olduğunu ve davalı Halk Bankasının da bu kadar yüksek bir kredi alacağı için ipotek tesis ederken taşınmazın durumunu araştırması gerektiğini iddia ederek ipoteklerin fekkini talep ve dava etmiştir.
Davalı Halk Bankası, davalı Net Turizm A.Ş'ye toplam 20.000.000 USA kredi kullandırıldığını kullandırılan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davalı şirkete ait taşınmaza 16.12.1997 tarihinde ipotek konulduğunu ipotek tesis tarihinde taşınmazın sicil kaydında herhangi bir tahrifat bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı Net Turizm A.Ş savunmasında; satışı vaat edilen taşınmaz için davacının kendilerine herhangi bir ödemede bulunmadığını ve 5 yıllık süre dolduğundan sicildeki şerhin terkin olunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı Net Turizm A.Ş'nin davacıya satışını vaat ettiği taşınmazdaki şerhi terkin isteminin kötü niyetli bir davranış olduğu, davalının taşınmazı alıcısına her türlü kısıtlamalardan arındırılmış şekilde teslimi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Halk Bankası vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket lehine 5.9.1991 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin 26.9.1991 tarihinde tapu siciline şerh olunduğu, Tapu Kanununun 26. maddesindeki 5 yıllık yasal süre dolduktan sonra sicilden 28.1.1997 tarihinde terkin edildiği ve taşınmaz üzerinde davalı Halk Bankası lehine 16.12.1997 tarihinde ipotek tesis olunduğu anlaşılmaktadır.
Bir başka anlatımla ipoteklerin tesis olunduğu tarihte taşınmazın sicil kaydında herhangi bir takyit bulunmamaktadır.
MK. nun 1023 md. (Eski MK. 931 md) hükmüne göre; Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Bu durumda mahkemece davalı banka tarafından tesis olunan ipoteklerin geçerli olduğu gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı Halk Bankası yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı banka yararına takdir edilen 400,00.YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, 31.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy