(818 S. K. m. 161) (6762 S. K. m. 24)
Dava: Taraflar arasındaki cezai şart alacağı-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davacı ile davalı arasında imzalanan 8.8.2002 tarihli sözleşme gereğince davalıya ödenen 13.300.000.000.-TL.nin istirdatı ve sözleşmede kararlaştırılan 50.000.000.000.-TL. cezai şart alacağının faizi ile birlikte tahsiline ilişkindir.
Davacı tarafından sözleşme gereği davalıya verilen ve ödenmeyen dört adet çek ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik davacı tarafından açılan menfi tespit davası davacı lehine sonuçlanmış ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve kesinleşen menfi tespit davası gözetilerek davalının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediği ve mal teslimi yapmadığı gerekçesi ile 13.320.000.000.-TL.nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 50.000.000.000.-TL. cezai tazminatın tarafların ekonomik ve sosyal durumu, dosya kapsamı nazara alınarak B.K.nun 161. maddesi de dikkate alınarak 7.500.000.000.-TL. cezai tazminatın davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Limited Şirket, davacı ise hakiki şahıs tacirdir.
B.K.nun 161/son maddesi hükmüne göre hakim fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükellef ise de TTK. nun 24. maddesi hükmüne göre tacir sıfatını haciz borçlu B.K.nun 161/3. fıkrası gereğince fahiş olduğu iddiası ile cezanın indirilmesini isteyemez.
Ancak hesap edilen cezai şart borçlunun mahvına yol açacak ise cezai şarttan indirim yapılabilir. Mahkemece bu yönler yeterince araştırılıp irdelenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davalının temyiz isteminin reddine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy