(2004 S. K. m. 67/2) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. S. M. Kaya gelmiş davalı D. Turizm İşlt. A.Ş. vekili K. N. Sarıkan'a çıkarılan tebligatın adreste tanımadığından bahisle iade edildiği anlaşıldığından ve davacı vekili de incelemenin evrak üzerinde yapılmasını talep ettiğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ile davalı arasında kredi sözleşmeleri imzalanmış ve kredilerin teminatı olarak verilen ipotekler davacı banka tarafından sigorta ettirilmiştir.
Dava, davacı tarafından ödenen sigorta poliçe bedelinin tahsili istemiyle yapılan icra takibine yönelik kısmi itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi ile açılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece işlemiş faize yapılan itirazın kısmen iptaline 1.988.631.594.-TL. işlemiş faiz alacağının asıl alacak 4.969.415.549.-TL.'ye takip tarihinden itibaren %120 oranında faiz uygulanarak takibin devamına itiraz konusu kabul edilen miktarın %40'ı oranında 1.987.766.219.-TL. icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dilekçesinin ödeme emrinin tebliğ edildiği adrese gönderilmesine ve tebligat kanunun 35 maddesine uygun olarak tebliğ edilmiş bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davanın itiraz edilen 1.988.631.594.-TL.'lik faiz alacağına yönelik itirazın iptali davası olarak açılmasına rağmen takibin tamamına itiraz varmış gibi, hüküm kurulması vekalet ücreti ve harca hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince; itirazın iptali davalarında borçlunun itirazının haksızlılığına karar verilmesi ve alacağın likit olması halinde, İİK. nun 67/2. maddesi gereğince hükmolunan meblağın %40'ından az olmamak üzere davacı (alacaklı)yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda 1.987.766.219.-TL. yönünden itirazın iptaline karar verilmiş olup, bu miktarın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerekirken, itiraz konusu kabul edilen miktarın % 40'ı oranında 1.987.766.219.-TL. icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması da yanılgılıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı yararına 3 nolu bentte belirtilen nedenle de davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy