(818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan M. Osman ve N. Kavala vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın davalı şirkete diğer davalıların kefaletiyle Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kredi kullandırdığını, borcun ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, 2.7.2002 günlü oturumda ise müflis davalı şirket hakkında kayıt kabul davası açtıklarından bu davalı hakkındaki davayı sürdürmediklerini bildirmiştir.
Davalılar M. O. Kavala ve N. Kavala vekili, talep edilen tutarın ve faiz oranının yüksek olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davalı Kavala Dış Tic. ve Mad. San. A.Ş. hakkında açılan davanın HUMK. nun 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, bilirkişi K. Başaran'ın 5.8.2003 günlü raporunda %365 faiz oranı uygulayarak tespit ettiği rakamlar sözleşme koşullarına uygun bulunarak davalılar M. O. Kavala ve N. Kavala hakkındaki davanın kısmen kabulüne, itirazlarının 129.191.307.000.TL üzerinden iptaline, takibin devamına, 52.216.500.000.TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %365 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, hükmolunan tutarın %40'ı oranında icra inkar tazminatının bu davalılardan alınmasına karar verilmiş, karar davacı ve davalılardan M. O. ve N. Kavala vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar M. O. Kavala ve N. Kavala vekillerinin temyizine gelince;
Kefil kural olarak kendi kefalet limiti ve temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 43.2 maddesinde temerrüt faizi oranını belirleme yetkisi alacaklı bankaya bırakılmışsa da davalıların temerrüt tarihlerindeki faiz oranıyla ilgili dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmamıştır. Bu husus alınan ilk bilirkişi raporunda açıkça belirtilmiştir. Öte yandan hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davalıların kefalet limitleri 1.705.000 USD olduğu halde 1.750.000 USD olarak alınmış olup, açıklanan yönleriyle bilirkişi raporu yeterli olmadığı gibi Yargıtay denetimine imkan verecek nitelikte de değildir.
Açıklanan bu yönler gözetilmeden düzenlenen eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı olduğu şekilde verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy