(818 S. K. m. 205)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili idarenin ihtiyacı için 2.10.2000 tarihinde ihale ile 162 adet bekçi kontrol saatinin davalı şirketten alınması konusunda anlaşıldığını, 18.10.2000 tarihli sipariş mektubu ile saatlerin teslim alındığını, kullanım sırasında arıza olması üzerine, haber verildiğini, değiştirilen yeni numunenin de ayıplı olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini ileri sürerek, akdin feshi ile ödenen 27.483.000.000.TL'nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile ve ayrıca ödeme tarihindeki USD kuru ile, dava tarihindeki USD kuru arasındaki fark nedeniyle oluşan 25.483.272.881.TL zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teslim edilen saatlerin ayıp olmadığını, davacının ısrarcı tutumu karşısında değiştirilmesinin kabul edildiğini, bunun ayıbın kabulü sayılamayacağını, sorunun kullanım hatasından kaynaklandığını, sözleşmeye göre döviz kur farkı istenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 27.483.300.000.TL'nin 21.12.2000 ödeme tarihinden, 25.483.272.881.TL'nin dava tarihinden itibaren ayrı ayrı hesaplanacak reeskont (avans) faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin bu kapsamda feshine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerine dayanılarak açılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin ayıplı mal satıldığı iddiasıyla davacı tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ayrıca doğru olarak değerlendirilen delillere göre satılan malların ayıplı olduğu saptanmıştır.
BK.nun 205/2. maddesi uyarınca, satıcının alıcıya almış olduğu semeni faiziyle birlikte iade ettikten başka satılanın tamamen zaptı halinde olduğu gibi muhakeme masrafıyla alıcının satılana vaki olan masraflarını ödemesi lazımdır. Satıcı bunlardan maada alıcıya ayıplı mal teslim etmesinden doğrudan doğruya tevellüt etmiş olan zararı da ayrıca tazmin etmeğe mecburdur. Anılan yasa hükmüne göre davacı ayıplı mal satışından dolayı satış bedeli, faizi ve muhakeme masrafları dışında ayrıca zararının tazminini de talep edilebilir. Ancak, somut olayda davacının bu yönde bir zararı bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
O halde mahkemece, BK.nun 205/2. maddesi uyarınca ayıplı mal satışından dolayı davacının doğrudan doğruya doğmuş bir zararının bulunup bulunmadığı iddia ve savunma çerçevesinde araştırılıp gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy