(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Ali İhsan Özmen isimli bir hırdavatçıdan aldığı malzeme karşılığı 31.1.1998 ve 31.3.1998 vade tarihli 100.000.000.-TL'şer bedelli lehtar ve miktarın yazı ile gösterildiği kısmı açık olarak sadece rakam yeri doldurularak bu kişiye verildiğini, senetlerin daha sonra davalının eline geçtiğini, davalının senetlerin lehtar kısmına kendi adını yazdığını ve 31.3.1998 vade tarihli senedin rakam kısmına 0 rakamının eklenerek senedin 1.000.000.000.-TL.'ye yükseltilerek müvekkili aleyhine takibe geçildiğini, müvekkilinin 200.000.000.-TL. borçlu olduğunu belirterek asıl alacaktan dolayı 900.000.000.-TL: ile işlemiş faizden sorumlu olmadığının tespitine, haciz tehdidi altında fazla ödenen 1.200.000.000.-TL.'nin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı takip konusu 1.100.000.000.-TL'lik senetleri içeriği doldurmuş olarak Ali İhsan Özmen'den alacağına karşılık aldığını, senette hiçbir tahrifat yapılmadığını, boş kalan isim kısmının doldurulmasının senedin vasfını değiştirmediğini, davacının İcra Tetkik Merciine yaptığı itirazında Ali İhsan Özmen'e borcunun olmadığını beyan ettiğini, şimdi ise ticari ilişki ve borcu doğruladığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, sanıklar Ali İhsan Özmen ve davalı olan Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında rakam kısmına 0 ilavesinin davacının rızası ile yapıldığının maddi vakıa olarak kabul edildiği, senedin yazılı kısmının bir milyar TL olarak düzenlendiği, yazıyla doldurulan kısma itibar edilmesi gerektiği, buna göre davacının 1.100.000.000.-TL. borçlu olduğu, senetlerin doğrudan davalıya verilmediği,davalının da protesto göndermediği bu nedenle davacının takip öncesi için işlemiş faizle sorumlu tutulamayacağı, her iki taraf da tazminat istemiş ise de davacı tarafça yatırılan 1.400.000.000.-TL.'nin davalıya ödendikten sonra İİK.'nun 72/3.maddesine göre tedbir kararı verildiği, davalının tedbirden dolayı zarara uğradığı, öte yandan davacının da takibi haksız ve kötüniyetle yaptığı ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe konu asıl alacak olan 1.100.000.000.-TL'ye yönelik açılan davanın reddine, işlemiş faiz talebi olan 1.875.000.000.-TL. yönünden bu miktar kadar davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazla ödenen 66.907.760.-TL.'nin ödeme tarihi 17.9.2000 gününden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemle tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava konusu bononun vade tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy