(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, asıl davada kendisinin eczane işlettiğini davalıdan aldığı ilaç bedellerine karşılık 13 adet senet verdiğini daha sonra taraflar arasında imzalanan 27.3.2001 tarihli anlaşma ile daha önceden verdiği senetlerdeki borç için 20.3.2001 tarihli 24.982.000.000.-TL. bedelli tek bir senet verdiğini ve anlaşma uyarınca davalının elindeki senetleri, vade farkları ile geri iade etmesi gerekirken iade etmediğini, bu nedenle davalıdan vade farkı zam vs. gibi sebeplerle 3.352.000.000.-TL alacağı olduğunu belirterek bu miktar alacağın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı birleşen (2001/432 esas sayılı) davada davalıdan aldığı, ilaç bedeli karşılığında 26.3.2001 tarihinde 175.73.gr altın verdiğini, davalının söz konusu ilaç bedellerini icra kanalıyla tahsil ettiği halde altınları iade etmediğini belirterek 175 gr. Altının aynen iadesini, mümkün olmadığı takdir de bedeli olan 2.007.715.000.-TL.'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı birleşen (2001/446 esas sayılı) davada davalıdan ilaç aldığını, ilaç zammından dolayı davalının kendisini 3.635.000.000.-TL. zarara uğrattığını belirterek bu miktar alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinde aldığı ilaç karşılığında çeşitli senetler verdiğini, daha sonra davacının bu senetlere karşılık 20.3.2001 vade tarihli 24.982.000.000.-TL. bedelli tek senet verdiğini, vadesi geçmiş senetler için müvekkilinin vade farkı faturası düzenlediğini, davacının getirdiği altınların kendisi ile müvekkili tarafından birlikte bozdurularak 1.230.000.000.-TL. vade farkı, borcunun kapatıldığını, 27.3.2001 tarihli protokol gereği alınan senedin davacı aleyhine icraya verilerek tahsil edildiğini, yine söz konusu protokolün 2. maddesi gereğince senetlerin vadeleri arasındaki tahsil edilen vade farkı olan 1.498.730.920.-TL.'nin davacıya iade edildiğini, gerek senetle gerekse protokolle ilgili olarak davacının hiçbir alacağı kalmadığına dair 9.7.2001 tarihli ibraname verdiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, asıl davanın kabulüne 3.352.000.000.-TL. dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2001/432 esas sayılı davanın kısmen kabulüne 175 gr. 22 ayar altının aynen, olmadığı takdirde bedeli olan 2.005.500.000.-TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, birleşen 2001/446 esas sayılı davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı savunmasında davacı ile alacak-borç ilişkisini karşılıklı olarak anlaşıp sona erdirdiklerini ve ibralaştıklarını belirterek ibraname ibraz etmiştir. Mahkemece kasaya alınan ibraname incelenip tartışılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy