(6762 S. K. m. 25) (4721 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı satış akdinin feshi-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan akaryakıt tankeri satın aldığını, taşıdığı akaryakıtın tankerin bölmeleri arasında delikler mevcut olduğundan birbirine karıştığını, davalıya ayıplı mal sattığının ihbar edildiğini, akaryakıtın birbirine karışması neticesi bir müşterinin aracının zarar görmesi sonucunda müvekkiline idari para cezası kesildiğini belirterek satışın iptaline, bedeli olan 2.500.000.000.-TL.nın faiziyle davalıdan alınmasına, müvekkili firmanın çarptırıldığı 4.300.000.000.-TL. para cezasının faiziyle ve 5.000.000.000.-TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların tacir olup, davacının TTK.nun 25/3. maddesinde öngörülen sürelerde ayıp ihbarında bulunmadığını, TTK.nun 25/4. maddesi uyarınca da davanın zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı vekili, karşı davasında, müvekkiline yönelik böyle bir dava açılmasının üzücü ve müvekkilinin ticari hayatını olumsuz etkileyecek olduğunu iddia ederek 1.000.000.000.-TL. manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının sırf akaryakıt taşıma işinde kullanacağı tankeri satın alırken gerekli kontrolleri yaptırmayarak özen göstermediği, tanker bölmelerindeki ayıbın gizli ayıp sayılamayacağı, davacının eyleminin M.K.nun 3. ve TTK.nun 25/3. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın, davacının dava açmakla davalıya yönelik haksız bir hareketi tespit edilmediği gerekçesiyle de birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy