(1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 413)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki şifahi anlaşma nedeni ile müvekkilinin davalıya işitme cihazı ve malzeme gönderdiğini, ayrıca taraflar arasındaki bayilik ilişkisi nedeni ile yine davalıya konsinye olarak mal gönderildiğini, davalının kısmi ödeme yaptığını, bakiye alacağın tahsili için davalıya ihtarname keşide edildiğini, ancak yine ödeme yapılmadığını belirterek müvekkilinin alacak tutarı olan 5.295.960.175.-TL.nın reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline 6.890.550.000.-TL. tutarında mal gönderdiğini ve borcun tamamının banka havalesi ve elden ödenerek kapatıldığını, konsinye olarak gönderilen malların ise halen müvekkilinin elinde olup, sözleşmenin henüz sona ermemesi nedeni ile bu hususun dava konusu edilemeyeceğini, sözleşmenin bitmesi halinde malların iade edileceğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından davalıya işitme cihazı ve malzeme gönderildiği konsinye olarak gönderilen 3 cihazın 15.3.2003 tarihinde davacıya iade edildiği, davalının davacıya kısmi ödemede bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, davalıya konsinye olarak teslim edilen 3 adet işitme cihazının davacı yana iade edildiği kabul edilmişse de dosyaya sunulan 17.3.2003 tarihli durum tespit tutanağı başlıklı belge ile iade paketinden 2 adet cihaz çıktığı saptanmıştır. Bu yön üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi mal iadesinin dava tarihinden sonra gerçekleştiği gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesi gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy