(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 644, 726)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan çeke dayalı olarak alacaklı olduğunu, müvekkilinin iyiniyeti nedeniyle çeki süresinde bankaya ibraz edip arkasını yazdırmadığını, zira davalının borcunu ödeyemeyeceğini ifade ettiğini ancak borcun ödenmemesi üzerin girişilen ilamsız takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıya 1.200.000.000.TL borcu olup bunun 500.000.000.TL'sını davacı müvekkiline elden ödediğini, bakiye borcunun 700.000.000.TL kaldığını, bu miktar dışında herhangi bir borcu kalmadığını öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, takibe konu çekin ibraz müddetinin bitiminden itibaren (6) aylık yasal süre geçtikten sonra takibe konulduğu, TTK. nun 726. maddesindeki zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddi ile davalı yararına %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle hüküm oluşturulmuş ise de, dosyadaki delillere göre zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, çek yasal süre içinde muhatap bankaya ibraz edilmediği için kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilmiştir. Bu durumda taraflar arasında temel ilişki var ise çek yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğundan alacak her türlü delille ispatlanabilir. Temel ilişki mevcut değil ise TTK. nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir. Somut olayda davalı keşideci (borçlu) cevap dilekçesinde, borcu 1.200.000.000.TL olarak kabul edip 500.000.000.TL'sını elden ödediğini, bakiye 700.000.000.TL borç kaldığını savunmuştur. Mahkemece az önce açıklanan kurallar çerçevesinde davalının bu beyanları da gözetilerek deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy