(4721 S. K. m. 934, 939, 940) (2918 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili davalı borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde alacağının rehinle temin edilmiş olduğu halde, düzenlenen sıra cetvelinde kendisine pay ayrılmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı borçlu yargılamaya katılmamış, davalı alacaklı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 939 ncu maddesi hükmüne göre, kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırların ancak teslimle rehnedilebileceği, aynı yasanın 943/2 nci maddesi uyarınca taşınırın alacaklının rızası ile fiilen rehnedenin hakimiyeti altında bulunması halinde rehin hükümlerinin askıda kalacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 940/II nci maddesi uyarınca, bir sicile tescili zorunlu taşınırların, zilyetliğinin devredilmesine gerek olmaksızın ve sicile yazılmak suretiyle rehnedilmesi mümkündür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19 ncu maddesine göre taşıtların trafik siciline tescili zorunlu olup, davacı yanın bedeli paylaşıma konu aracın kaydına açıklanan usulle rehin hakkını yazdırdığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, TMK. nun 940/II nci maddesi hükmü gözetilerek bir karar verilmek gerekirken, davacı alacaklının rehne konu aracı zilyetliğinde bulundurmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy