(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Erol Şahin ile davalı vek. Av. Celalettin Sipahioğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı şirket ile davalı bankanın Kumluca şubesi arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava, davalı bankanın davacı borçlu ve kefillere gönderdiği 16.6.1999 tarihli kat ihtarnamede belirtilen miktar ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, kredilerin şirket temsilcisi M. A.'in hesabına geçirilip bu temsilcinin imzası ile çekildiğini, Kumluca Şubesinde bir takım usulsüz işlemler yapılmış ise de, bunların saptandığını ve ilgililerin cezalandırıldığını, davacının bu durumu fırsat bilerek menfaat temini yoluna gitmek istediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve ceza mahkemesi kararı ile kesinleşen olgulara göre tediye fişlerinde imzası bulunan M. A.'in şirketin yetkili temsilcisi olup, sonradan bu kişinin yetkisinin kaldırılmasının iyiniyetli üçüncü kişiler yönünden sonuç ifade etmeyeceği bu kişiye yapılan ödemelerde davalıya kusur yüklenemeyeceği, ancak M. K.'a yapılan 2.000.000.000.-TL.lık ödeme ile ilgili belgedeki imzanın bu kişinin eli ürünü olmadığı saptandığından davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine davacının 18.10.1998 tarihli 548412 nolu hesaptan M. K.'a yapılan 2.000.000.000.-TL.lık kısımla borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı şirket yetkilisi M. A.'in imza yetkisinin kaldırıldığının davalı bankaca 30.6.1999 tarihinden önce bildirildiğinin kanıtlanamamasına, davalı banka tarafından yapılmış bir icra takibi bulunmadığından dolayısı ile İİK. nun 72. maddesi anlamında alacaklının alacağına geç kavuşmasından söz edilemeyeceğine göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 09.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy