(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereğince davalı şirketin kullanmış olduğu krediye ait borcunu ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacı vekilince hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.1.2004 tarih, 2003/801 Esas, 2004/405 Karar sayılı ilamıyla bozma kararı verilmiştir.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, bilirkişinin sunmuş olduğu ek rapor doğrultusunda, davanın kabulüne, davalı borçlunun 47.878.055.991.TL asıl alacak, 3.338.164.460.TL işlemiş faiz 166.908.223.TL %5 BSMV tutarı üzerinden itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, hesap kat tarihinden itibaren takibe %130 faiz uygulanmasına, asıl alacak tutarı 47.878.055.991.TL'nin %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Oysa bozma ilamına uyulmakla icra inkar tazminatı yönünden davacı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Bu yön gözetilerek hükmedilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 06.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy