(6762 S. K. m. 642, 690) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılardan Ahmet Taş vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan Ahmet Taş vek. Av. Ergün Bademci vs gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava dışı Orhan Özdemir'in keşidecisi, davacının lehdar olduğu ve Mehmet Esen'e ciro edilen 21.7.2003 tanzim, 16.4.2004 vadeli ve 1.8.2003 tanzim 16.4.2004 vadeli iki adet bonoya istinaden hamil Mehmet Esen lehdar davacı hakkında kambiyo senetlere özgü haciz yolu ile icra takibi yapmıştır. Bilahare icra dosyalarındaki alacak diğer davalı Ahmet Taş'a temlik edilmiştir.
Davacı vekili, davalı hamilin müvekkiline karşı müracaat hakkına sahip olabilmesi için TTK. nun 690. maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulanan 642. maddesine göre bonoları protesto ettirmesi gerektiğini belirterek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mehmet Esen ve temlik alacaklısı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece TTK. nun 690. maddesi yollaması ile bonolar hakkında da uygulanan TTK. nun 642. maddesi hükmü uyarınca davalı hamilin davacı cirantaya karşı müracaat hakkına sahip olabilmesi için bononun protesto ettirilmesinin zorunlu olduğunu, bu nedenle iki bono ile davacının borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Ahmet Taş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle hamilin cirantası hakkında takip yapabilmesi için TTK. nun 642. maddesi gereğince bonoya protesto ettirmesinin zorunlu olmasına somut olayda bonolar protesto ettirilmediğinden davalı hamilin davacı ciranta hakkında kambiyo senetlerine özgü yol ile başvuru hakkının düştüğünün kabulünde, davalının temel ilişkiye göre alacak talebinde bulunabilecek olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin hükmedilen kötüniyet tazminatı yönünden temyizine gelince;
Menfi tespit davasını kazanan borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının yaptığı icra takibinin haksız bulunması yeterli olmayıp icra takibinin de kötüniyetle yapıldığının ispat edilmesi gerekir. Somut olayda davalının takipte kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından mahkemenin davalıyı tazminatla sorumlu tutması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Ahmet Taş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Ahmet Taş'a ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy