(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 851)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-Z. B. T. vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. R. Y. T. ile davalı Z.B. T. vek.Av. Ş. Ö.'nün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı İ. Şti. ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere diğer davalıya ait taşınmazlar üzerine ipotek tesis edildiğini, alacağın ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Z. B. T. savunmasında dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ olunmadığını, aynı alacak için mükerrer takip yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıların davacı bankaya borçlu oldukları ancak ipoteğin kefalet limiti ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Z. B. T. vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı Z. B.T.'ın davalılardan İ. A.Ş.'ye kullandırılan kredinin teminatını teşkil etmek üzere taşınmazları üzerinde ipotek tesis ettirdiğinin anlaşılmasına göre bu davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı bankanın temyizine gelince;
Davalı Z. B. T., davalı İ. A.Ş.'ye kullandırılan krediler için sözleşmeleri kefil sıfatı ile imzalayarak hem kefalet borcu altına girmiş, hem de taşınmazlarını ipotek ederek ayrıca ipotek veren olarak sorumluluk almıştır.
Akit tablosu içeriğine göre, tesis olunan ipotekler kefaletin teminatı olmayıp borçlu şirkete kullandırılan veya kullandırılacak kredilerin teminatı olmak üzere verilmiş üst sınır ipoteği olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalının ipotek veren sıfatıyla ipotek limiti gözetilerek sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken bu yön gözden kaçırılarak kefalet limiti esas alınmak suretiyle hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı açıklanan nedenle davalı Z. B. T. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı banka yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 400,00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)