(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 283)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı, davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi uyarınca 4.000.000.000.-TL.lık nakdi kredi kullandığını, borç ödenmeyince hakkında icra takibi yapıldığını, takip sırasında da bu borcunu ödediğini belirterek, kendisine ödenmeyen 6.000.000.000.-TL.lık krediden dolayı davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi sözleşmesi uyarınca nakdi ve gayri nakdi (teminat mektubu) kredi kullandığını, borç ödenmeyince hakkında icra takibi başlatıldığını ve bir kısmının tahsil edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de olanak verecek nitelikte değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının davalı bankaya nakdi ve gayri nakdi krediden dolayı ne kadar miktarda borçlu olduğunu saptayan, davacı ödemelerini gözeten ve gayri nakdi kredilerin riskinin doğup doğmadığını belirleyen, konusunda uzman ve gerekirse talimat yoluyla üç kişilik bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy