(2004 S. K. m. 58, 158) (6762 S. K. m. 688)
Dava: Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin kambiyo senedine bağlanmış borcun vadesinde ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan iflas yoluyla takibe itiraz ettiğini, itirazın alacağın tahsilini önlemeye yönelik olduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılmasına ve iflasa karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında takip konusu senedin 3.10.2002 tarihli protokolün teminatı olarak verildiğini, kambiyo senetlerine özgü takip konusu yapılamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre takip konusu senedin TTK'nun 688. maddesinde öngörülen zorunlu unsurları taşıyan bono niteliğinde olduğu, davalının senedin teminat olarak verildiğini kanıtlayamadığı, depo emrinde gösterilen meblağın ödenmediği gerekçesiyle davalının iflasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) İİK'nun 158. maddesi uyarınca çıkarılan depo emrinde 1.382.290 Euro olarak ve 44.840.498.900. TL. icra giderinin öngörülen sürede depo edilmesi gerektiği, depo edilmediği takdirde iflasa karar verileceği belirtilmiştir. Yabancı paranın 4949 sayılı kanunla değişik İİK'nun 58/3. maddesinde öngörülen şekilde takip konusu yapılması mümkün ise de depo emrinde ödenecek meblağ Türk Lirası olarak gösterilmelidir. Zira İİK'nun 158. maddesi uyarınca borçlu depo emri ile kendisinden istenen meblağın Türk Lirası tutarını bilmeli ve buna göre ödeme yapabilmelidir. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi iflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararının bu davaya etkisi üzerinde durulmadan karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy