(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının elektrik borcu nedeniyle icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu yerde davadışı Muazzez E.'in kiracı olup büfe işlettiğini, müvekkilinin ilgisi olmadığını ve borçlu bulunmadıklarını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının takip ve davaya konu işyerinde davadışı Muazzez E.'in kiracısı olduğu, elektrik borçlarını ödemediği, üç yıllık kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin davalının işyeri bırakma bildiriminden sonra olduğu ve borçtan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.252.966.142.-TL.'lik miktara yönelik itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren reeskont faiz yürütülmesine, %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, abone olmadığına göre dava konusu işyerindeki elektrik tüketim bedelinden sorumlu tutulabilmesi için fiilen o iş yerini kullanmış olması gerekir. Başka bir ifadeyle dava konusu dönemdeki elektrik enerjisi davalı tarafından kullanılmışsa, davadışı abone ile birlikte davalının da bundan sorumlu olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, dava konusu edilen tüketim bedeli 30.1.2001-23.3.2002 tarihleri arasındaki döneme ilişkindir.
Davalının ise, dava konusu iş yerindeki faaliyetinin 10.2.1999 tarihinde durduğu yolunda vergi dairesine bildirimde bulunduğu anlaşılmıştır. Öte yandan, davadışı Muazzez E. isimli kişi de 18.3.1999 tarihinde Bakkallar ve Bayiiler Odasına kayıt yaptırarak aynı iş yerinde tekel gazete bayiliği işletmeye başlamıştır. Kira sözleşmesi tek başına o yerin davalı tarafından fiilen kullanıldığına delil teşkil etmez. Bu durumda mahkemece, dava konusu dönemde iş yerini davalının kullandığına ilişkin somut delillerin neler olduğu gösterilmeden ve tartışılmadan, sadece kira sözleşmesine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy