(2004 S. K. m. 72) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Nejat Yılmaz ile davalı vek. Av. Mustafa Kemal Köseler'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davalı Ay-Can İnşaat Ltd. Şti. tarafından icra takibine konu edilen 350.000.000.000.-TL.lık bono ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, takip konusu bono ile ilgili olarak davadan önce sulh olduklarını ve 5.5.2003 tarihli protokolün imzalandığını ve aynı tarihte hacizlerin kaldırıldığını, bu davanın açılmasına gerek olmadığını belirterek haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre Muhittin Alkan'ın borcu kabul ettiğini ve bilahare de şirketi tek başına temsile yetkili hale geldiğini, davadan önce imzalanan protokol ile borcun ortadan kaldırıldığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, 300.000.000.-TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece takip tarihi itibarı ile davacının davalıya borçlu olduğu, takip sırasında düzenlenen protokol ile borcun ortadan kaldırıldığını, davadan önce borç ortadan kalktığından, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı mahkemenin kabulündedir. Hukuki yarar dava şartıdır. Bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerekirken, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan davanın konusuz kalması halinde karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik vekalet ücretine hükmedilmesi de kabul şekli itibari ile yanlıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 450.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy