(6183 S. K. m. 21) (2004 S. K. m. 138, 206)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı TMSF vekili dava dışı borçlu EEV. Otomotiv San. Tic. AŞ.ne ilişkin aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde rehinli alacaklı olduklarının dikkate alınmadığını ve satış bedelinin davalılara paylaştırıldığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili müvekkilinin alacağının satılan aracın yediemin ücretinden kaynaklandığını ve hapis hakkına dayandığını, davalı vergi dairesi (Hazine) vekili ise sıra cetvelinde kendilerine isabet ettirilen payın aracın aynından kaynaklanan vergi alacağı niteliğinde olmakla 6183 s. kanunun 21/II nci maddesi gereği öncelikli olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi'nce bedeli paylaşıma konu aracın davacı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na temlik edilen Türk Ticaret Bankası AŞ.ne ilişkin alacağın teminatını teşkil etmek üzere rehnedildiği ve rehinli alacağın da rüçhan hakkından yararlanmasının tartışmasız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık rehin, hapis hakkı ve satılan malın aynından doğan vergi alacağının karşı karşıya gelmesi halinde, bunlardan hangisine öncelik tanınacağı noktasında toplanmaktadır.
1- 6183 s. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası ile İcra ve İflas Kanunu'nun 206 ncı maddesinin ilk fıkrasına göre, malın aynından doğan vergi alacakları rehinli alacaklardan da önce ödenmelidir. Somut olayda davalı Yeşil Vergi Dairesi'nin alacağı motorlu taşıtlar vergisinden kaynaklanmakta olup, bu verginin malın aynından kaynaklandığı konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
2- Sair davalı ARS Ltd. Şti.nin alacağı ise bedeli paylaşıma konu aracın muhafazası için icra müdürlüğünce bu alacaklıya teslimden kaynaklanmaktadır. İİK.nun 138 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu tür alacaklar, bütün alacaklıları ilgilendirir nitelikte olup öncelikle ödenirler.
Bu halde mahkemece, anılan kanun hükümleri gözetilerek vergi alacağının mahiyeti ve muhafaza giderinin önceliği dikkate alınarak bir hüküm kurulmak gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 ve 2 s. bentlerde açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 30.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy