(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 438)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı Arıca Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesini sair davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sebebiyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafından kullandırılan krediyi gösteren tediye fişlerinin müvekkillerine gönderilmediğini dolayısıyla ne kadar kredi kullandıklarını ve borçlarını bilemediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı tarafın Gaziantep 1.İcra Müdürlüğünün 1999/5625 s. dosyasında yapmış olduğu takibe davalıların itirazının iptal edilmesine ait davanın reddine, aynı müdürlüğün 1999/5624 s. dosyasına yapılan takibe itirazın kısmen iptal edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dairemizin 2004/1309 Esas, 2004/1385 Karar s. kararı ile mahkemece görülmekte olan davaya konu yapılan 1999/5625 s. takip dosyası ile ilgili karar oluşturulmayıp başka bir davaya konu edilen 1999/5624 s. takip dosyası hakkında hüküm tesis edilmesi sebebiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, krediye limit ipoteği ile kefil olan davalıların itirazlarının iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın bir bölümü Arıca Ltd Şti'nin kişinin borcu sebebiyle ipotek verenlerin icrada itirazları üzerine itirazlarının iptal edilmesine ilişkindir. Yerel mahkemece hüküm fıkrası yazılırken ipotekte kefil oldukları yolunda kullanılan deyim infazda kuşku ve duraksamaya yol açacağından usule aykırıdır. Ne var ki düşülen yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438. maddesi gereğince karar düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebeple ilk bendinde yer alan ile kefil olan deyiminin yerinde ipotek veren ibaresinin yazılmasına böylece hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 06.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy