(2004 S. K. m. 142) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dava dışı borçluya ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde 60 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 10.000.000.000,-TL. üst sınır ipoteği bulunan davalı Toprakbank AŞ.'ne 36.556.680.000,-TL. ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek, limit fazlasının müvekkilinin takip dosyalarına isabet ettirilmesi gerektiğinden bahisle sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkili bankanın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'na devredildiğini, davanın İcra Mahkemesi'nin görevine girdiğini ve ipoteklerinin üst sınır ipoteği olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini bildirerek husumet ve görev itirazında bulunmuş ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan 22.10.2004 tarihli bilirkişi raporuna göre, davanın BDDK.na yöneltilmesiyle husumet sorununun giderildiği; davalının sadece üst sınır olan 10.000.000.000,-TL. için rüçhanlı alacaklı olduğu, davacıdan başka herhangi bir kimse sıra cetveline itiraz etmemiş görünüyor ise de, garameten paylaştırma gereği üst sınır dışında kalan miktardan davacıya düşen miktar dışındaki kısmın davacıya verilmesi ve diğer alacaklılara verilmesi gereken kısımların davalıya bırakılması gerektiği gerekçesiyle toplam 17.177.383.133,-TL.nin davacıya,bakiye 19.379.296.867,-TL.nin davalıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Uyuşmazlık davalı alacağının esas veya miktarına ilişkin olmayıp, davalı alacağının ne oranda ipotek kapsamında olduğunun tesbiti ile ipotek fazlası paranın davacıya isabet ettirilmesi gerektiğine ilişkindir. Davanın bu nitelendirilmesi karşısında itirazın sıraya yönelik olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda İİK.nun 142. maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Davalı bankanın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmesi karşısında fonun hasım gösterilmesi gerekirken adı geçen kurumun davalı olarak gösterilmesi de kabul şekli itibariyle doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy