(2004 S. K. m. 142, 361)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkili tarafından dava dışı borçlu R. Kurt'a 2003 yılı Haziran ayında satılan aracın bedelinin tahsili amacıyla icra takibine giriştiklerini, borçlunun Temmuz ayı borcunu ödediğini ancak Ağustos ayında ödeme güçlüğüne düştüğünü; müvekkiline olan borcunu ödememek için yeğeni olan davalı T. Kurt'a muvazaalı biçimde borçlandığını; aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, haciz tarihi önce olan davalının üst sıraya alındığını, ne var ki davalı yanın alacağının muvazaaya dayandığını ileri sürerek davalı alacağının sıra cetvelinden silinmesine ve yargılama sonuna dek ödeme yapılmaması için dosyadaki satış bedeline ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 09.09.2004 tarihli dilekçesiyle de, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi nedeniyle davalı yanın icra dosyasındaki parayı tahsil ettiğini bildirerek; takibin iptaline ve davalının dosyadan tahsil ettiği paranın reeskont faizi ile iadesine karar verilmesi için davasının ıslah etmiştir. Davalı vekili cevabında, müvekkilinin anılan miktarda borç verebilecek mali kudrette olduğunu ve alacağın 5.000.000.000 -TL.den ibaret bulunduğunu; eğer muvazaaya dayalı bir borç ilişkisi oluşturulsaydı, satılan aracın değeri kadar ya da ondan daha fazla bir bedelle oluşturulacağını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava mahkemece, sıra cetveline itiraz ve ödemenin gerçekleşmiş olması nedeniyle istirdat davası olarak nitelendirilmiş; davalı ile dava dışı borçlunun akraba oldukları, davalının sabit gelirinin bulunmadığı, davalının banka hesabına senedin tanzim tarihinden iki yıl önce para yatırılıp çekildiği, davalı alacağının muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.250.000.000 -TL. nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı alacaklının takip konusu meblağ kadar alacaklı olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Sıra cetveline itiraz davalarında davanın kabulü halinde davalıya ayrılan payın alacağı oranında davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davalıya ödenmesine şeklinde hüküm kurulmalıdır. Sıra cetveline konu meblağın alacaklılara ödenmiş olması hükmün şeklini etkilemez. İcra müdürlüğünce hükümden sonra İcra ve İflas Kanunu'nun 361 nci maddesi uyarınca işlem yapılmalıdır. Mahkemece anılan hüküm gözetilmeden tahsile karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı yanın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy